BU NASIL BİR DİN ADAMI ?

 

                       Bu gün, siz sayın okuyucularıma bir konuyu aktarırken, aynı zamanda Diyanet işlerini ve Bursa Cumhuriyet Başsavcılığını da bilgilendirmek istiyorum

                       Bursa’da 25 yıllık evli ve 4 kız evladı olan B.D.’nin başına gelen olay, başka kadınlarında başına gelmesin diye, bu konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Kocasına olan sevgisinden dolayı, hayatının en büyük hatalarını işleyen B.D., ağlayarak başına gelenleri tek tek anlatmıştır.

                      Modern bir aile kızı olarak üniversite de tahsilini sürdürürken, eşi ile tanışmış. Modern yaşam süren ailesine karşı çıkarak, onun bunun sözleriyle fanatikçe bir din bilgisiyle donatılmış bir aileye gelin giden B.D., 25 yıllık evliliğin bir kabus yaşamına döneceğini bilmeden, kocasına karşı olan aşkına esir olmuş. Evliliği boyunca, evde bir kadından ziyade, bir köle hayatına laik görülmüş. Gıkını çıkartamamış…

                    Yaşamı, tamamen kadının kocasına karşı söz hakkı olmadığı bir ortamda olmasından dolayı, kocanın isteklerine uyarak 5-6 ayrı bankadan kredi kartları alarak, kocasına teslim etmiş.

                    Kocası, iş ortaklarına karşıda sorumsuzca davranmalar yaparak, kredi kartlarında harcamalar yamaya başlamış. İlk zamanlar kredi kartlarının aylıklarını öderken, sonralarda ödemeler yapmayarak, bankaların kart sahibini aramalarına sebep olmuş.

                   Bu olumsuz davranışlarına, iki ayrı bayanla gizli ilişkilerde eklenerek, karısına ve çocuklarına karşı, aile reisliğinden vazgeçerek, adeta onları da çeşitli şekillerde cezalandırmaya yönelmiş.

                   Büyük borçlar altına girerek, haciz işlemlerinin başlamasına sebep olmuş. Evine karşı olan sorumluluklardan kaçarak, ailenin zorda yaşamasına aldırmadan, iki bayanla olan gizli ilişkisini asla ihmal etmemiş.

                  Sonunda,  kendi hatalarından dolayı evine icralar gelerek, kadının baba evinden getirdikleri dahi, tüm eşyaları icra tarafından evden götürülerek, bayan çocuklarıyla birlikte bu kış mevsiminde, evde eşyasız oturmaya mahkum edilmiş. Çünkü evde ödemeleri olmadığından dolayı doğal gaz ve elektrik kesintileri de mevcutmuş.. Bu

İşlemler, aslında kocanın ailesine karşı oynadığı bir senaryonun parçası. Amaç kadını evden kovmak ve borçları tamamen kadının üstüne yıkmak. Böylece gayri meşru yaşantısını da rahat sürdürmektir. Borçlanmaları yapan kendisi. Cezayı görenler ise, namusu sayılan karısı ve kızları. Bu nasıl bir namus anlayışıdır ?,  onu da anlamak zor.

                    Koca 6 gün önce, düşüncesini gerçekleştirerek karısını ve çocuklarını ölümle tehdit ederek evden  kovar..Kadın o kadar borç yükünün altında, çocuklarıyla birlikte, Bursa’dan Antalya’ya, baba dönmek zorunda kalır.

                  Fakat, bankalara olan kredi yükünün ve 25 yıllık bir evliliğin, ayrıca baba evinden götürdüğü eşyalarının ve maruz kaldığı hakaretlerin hesabının adalet önünde verilmesi, ancak Bursa’da mümkün olacağından, tekrar kadın çocuklarını alarak Bursa’ya dönmüş.

                Olay buraya kadar tamamen aile içi sorun ve hukuku ilgilendirecek konular. Bizim elimizden gelen,  sadece gelecekte meydana gelebilecek bir olayda, ilgilileri şimdiden biraz olsun bilgilendirmektir.

               Asıl konumuz ise, bir din adamının da bu senaryoda yer alması. .Kadının kocası, karısını evden kovarken, tekrar eve almayacağına ve ondan boşanacağına dair yemin etmiş. Eğer kadını tekrar eve kabul ederse, yemini onu çarparmış. Beyefendi fanatik dindar, çok korkuyor. yeminden

              Kendisine, karısını ve çocuklarını geri eve alması için rica edildiğinde ise.” Ben hocaya sordum, asla yeminimi bozamazmışım. Onun içinde, ben günaha girmemek için, onları bir daha evime alamam. Kesin hüküm varmış. Kati surette geri dönmelerini istemiyorum. Ben yeminimi bozamam, boşanacağım” demez mi.

               Kocanın umurunda mı, 25 yıllık karısının ve kız çocuklarının bu kış kıyamet gününde yatacak yataklarının, ısınacak sobalarının ve karınlarının doyuracak paralarının olmadığı. Nasıl olsa, o kendi zevkini bayan arkadaşlarıyla tatmin ediyordur.

               Ben hiçbir zaman Tevrat’ta, Zebur’da, İncil’de ve Kuranda böyle bir fetvanın olduğunu da görmedim. Zaman zaman bu dört kitabı alır okurum. Çünkü bu dört kitap, her zaman benim masamın üstünde durur. Bu fetvayı veren hocanın ise, hangi dine mensup olduğunu da merak etmekteyim.

              Müslümanlık dininde, asla bir aile yuvanın yıkılmasına sebep olacak, bir görüşün olacağını da  zannetmemekteyim.

             Bizim dinimiz aile yuvasına sevgi ve saygı aşılar, birleştiricidir. Asla “yemin ettin bir daha aileni ve namusun olan kız çocuklarını, evine almayacaksın” demez.

            Şimdi Diyanet işlerine ve Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına çağrıda bulunuyorum. Kendini hoca sayarak, din uleması kesilen ve Müslümanlık dininde bu tür uygulamanın fetvasını veren ve bir ailenin birleşmesi yerine, bir kadını kirlik bir kağıt gibi sokağa bırakılmasına sebep olan bu hocanın, bulunarak kendinse hem din ve hem de aile hukukunun öğretilmesini ve bu aileye verdiği manevi zararında, kendisinden sorulmasını talep etmekteyim.

             Diyanet işleri başkanlığı ve Bursa cumhuriyet baş savcılığı, bu hocadan hesap sormak isterse, o zaman bu hocayı Bursa Müftülüğünden bulabilirler. Bu hocanın nasıl bulunabileceği konusu, Bursa Müftülüğüne bildirilmiş.

             Din adamı, aile yapısına saygı duyarak birleştirici olur, yıkıcı olmaz. Ama bu fetvayı veren hocaya da din adamı demek, biraz zor herhalde. Artık bu konuyu ilgililere havale ediyorum.

             Ülke henüz laik bir ülke, öyle yeminle ve sözle boş olunmaz. Bu ülkenin medeni kanunu var, bu unutulmamalı.

              Bursalı kadınlar dikkat … Hoca fetvası kanun kılıcından daha keskin. Sakın ola ki kocanız “bir daha eve girmezsin” diye yemin etmesin .İşte o zaman ocağınıza incir dikilir. Bu tür bir hocada sizin için fetva verebilir.

 

                                                                                       Süleyman Güdül


Yorumlar

Bu Köşe Yazısına Henüz Yorum Yapılmamış.
İlk Yorum Yapan Siz Olun.

Yorum Yaz